bisiklet dediğimz şey çok sık error veriyor ..


bisiklet dediğimiz objeyi kullanmayı çok severim.bisiklete bindiğim günün akşamını saymazsanız inanılmaz bi rahatlık verdiğini düşünürüm.ne biliyim bi yokuştan inerken oluşan hava akımıyla tişörtün arka kısmının şişip havalanması ayrı bi güzellik mesela.

bir zamanlar çok fazla bisiklete binerdim.sonra okuldu öss falandı derken baya bi ara verdim.en son bodrumda üzerinde boya kutularıyla samimi bi şekilde gördüm,muhtemelen şu anda kullanılabilitesini yitirmiştir.

ancak bugün farkettim ki bisiklet sürmeyi bırakmamın nedeni sadece ineğin teki olmam değildi....aslında birçok neden var,ve ben bunları düşündükçe bisiklet gördüğüm an arkamı dönüp kaçmak istiyorum.

işte o korkunç nedenler;
  • en basitinden bisiklet dediğimiz şeyin yağlı bi zinciri vardır.bu yağlı zincir giydiğin pantolona ,şort-bermudanın altından gözüken bacağına iflah olmayan bi leke bulaştırabilir.ki bugün benim en güzel kotuma yaptı öyle bi şerefsizlik!
  • o zincirin dişliyle buluştuğu kısımda eğer ki o dişleri örten bi kapak yoksa,giydiğin tüm kıyafetleri parçalama riski çok fazla.
  • çok uzak bi mesafeye bisikletle gittiğinde,hatta evine en uzak mesafede,o teker ya patlar ya havası iner bişey olur.geri kalan yolu zaten çok az gücün kalmış bacakların,susuzluktan kurumuş ağzın ve ıslak tişörtünle yürüyerek dönmek zorunda kalırsın,lanet şey ya!!!
  • uzun süre bisikletten uzak kalmış vücut çok yadırgar bi de.gece uyutmaz o bacak ağrısı.
  • hele o bisiklet erkek bisikletiyse ve bacak boyuna göre yüksekse ve de bi anda fren yapıp yere basmak istersen....ama o acı!
  • bide ingilizcede çok zor yazılıyor.hala ben bike yazar geçerim.
adam olun paten-kaykay kullanın...

öperim,wod

biri İtalyanlara 6 tane sayı söylesin!!!


italya'da insanlar çılgınlar gibi loto oynuyor.zira geçen akşam 85. kez tutturamadılar.ve çok uzun bi süredir devreden şans oyununun büyük ikramiyesi 143.9 milyon avroya ulaşmış.ülkeye gelen turist sayısında inanılmaz bi artış olmuş,avrupa ülkelerinden insanlar sırf loto oynasın diye italya'ya uçak kalkıyormuş.annem o ikramiyenin kendisi beklediğini idda ediyor!!!garip tabi.

o kadar param olsa sapıtırım la!tanımam kimseyi.
jetli araba falan da alırım.
öperim,wod.

animatör sevmeyen bünye.

Bu hayatta en sinir olduğum insan türü,kendine meslek olarak animatörlüğü seçmiş olanlardır.Onlar artık farklı bi tür,zira kendileri insan olmanın birinci şartını ,yani düşünerek hareket etme yetisini,yerine getirmiyorlar.Hareketlerine herhangi bi anlam yüklemek mümkün değil,bir anları diğerine uymuyor ve de önceden ne yapacaklarını kestirmek çok zor.

Korkuyor muyum?Evet,hemde çok.Ben bir animatör mağduruyum.

Genelde yaz tatile ailemle giderim.Hayır,ben yaz tatile hep ailemle giderim!Ne kadar berbat bi durum olduğu üzerinde çok fazla konuşmama gerek yok.Zira bu blogun okuyucularının yaş ortalaması hemen hemen bu durumdan şikayetçi olan insanların yaşına denk gelmekte.Neyse efendim,ailem ile gittiğim tatillerde en büyük sorunum,arkadaş edinmektir.Normal hayatta hiç belli etmiyorum belki ama içten içten çekingen bi insanım,birisi benle tanışmazsa hayatımın sonuna kadar yalnız kalacağımı bilsem bile herhangi bi girişimde bulunmam.Durum böyle olunca bir yanda Alman ve Türk insanlarının füzyonu gerçekleşirken,insanlar kahkahalarla gülerken;ben tüm tatilim boyunca kös kös bi köşede güneşlenirim ya da ne biliyim tavla falan oynarım.

Bu yaz bu şekilde olmadı.Neden mi?Çünki kendini çook akıllı sanan annem beni baş(!) animatöre emanet etti.İyice tembih etti "nerde ne oyun varsa kızımı hepsine sok" dedi.İyi bok yedi!

Ee zaten gün boyunca bi aktiviteler bi kaynaşmalar falan var.(kaynaşma dediysem,almanlar ve fransızlar kaynaşıyor,zira orada hiç Türk yok,bi biz varız.-işin garibi ingilizce bilen de çok az-) Tabi annemin tembihlemesi üzerine bu psikopat animatör beni her aktiviteye dahil etti,sağolsun(!).Utanmasa mini club da kum boyaması bile yaptıracaktı!!!

Ama geçti artık bitti!evimde pc min başındayım.Tek sorunum son iki gün içinde domuz gibi enseli alman heriflerle yaptığım sayısız plaj voleybolu maçında her iki bileğimi de burkmam!Beni tanıyan bilir,öyle aman aman spor yapan bi insan değilim.Lanet olsun,ben spor yapmam ki!Zaten benim ellerim ve ayaklarım aynı organizasyon içinde uyumlu bi şekilde hareket edemez !!!Sakatlanmadan oynayabilmem mucize olurdu.(fotodakiler gibi oynamak isterdi bu gönül!)

Öyle ya da böyle 09 yaz tatili benim için bitmiştir.Hadi artık okul açıllsın.Calculus ister bu bünye!

Çok öperim,wod

hayat ne güzel
vapurlar falan
...

yaz-a-bilmek!

merhaba sevgili okur,
bi an farkettim,yaz geldiği için midir nedir tüm blog yazarları üretici modlarından çıkıp yaz insanı havasına bürünmüşler,falan.şimdi sen sanıyorsun ki tatile gittim işte her gün-gece dışardayım,bilgisayara vakit harcamıyorum,ondan yazmıyorum.ama hayır canım öyle değil.yazmıyorum zira benim klavyem ççoookkkk uzun bi zamandır bozuktu."r,ı,o,w,e" harflerini kullanamıyordum.bırak bişeyler yazmayı msn de bile "naber nassın" gibi konuşmalara bile tahammülüm kalmadı.ekran klavyesi diye korkunç bişey var,o konuyu hiç açmıyorum.donatılardan gir,bak orda var.

haftalardır,klavye alıcam falan ama dışarı çıktığımda hiç aklıma gelmiyordu.en sonunda bugün sinirlendim,sırf klavye almak için en yakın alışveriş merkezine gittim. ben klavye bakarkene görevli geldi,fikrini sordum.adam benim eskiden kullandığım klavyeyi gösterince,"ben bozdum onu!su falan da dökülmedi ama bozuldu,anlamadım" dedim.adam gülerek bana uygun yeterince sağlam ürünlerinin olmadığını söyledi.pek bi bozuldum.gözüme kestirdiğim bi tanesini alıp,arkama bakmadan uzaklaştım.

kıçımın görevlisi sana sesleniyorum,gayet uyum sağladık biz birbirimize.şu anda tuşlar parmaklarımın altından akıp gidiyor,o derece.sen benim narin ellerimi kendi toynaklarınla karıştırıp eski klavyelerime sert davrandığımı sanabilirsin ama öyle değil.bozuldu işte napıyım.

o kadar çok konu biriktirdim ki,utanmasam liste falan yapıcaktım.(blog yazarlarının içinde yapanlar var,biliyorum.)ama nedense şu anda hepsi "piuuu" diye uçtu,gitti.

şu anda "beirut" isimli bi grup dinliyorum.itiraf ediyorum,bi arkadaşım videolarını facebook'ta paylaşmıştı,ordan gördüm.çok farklı bi tarzları var.çok hoşuma gitti ya.
ayrıca şimdi liseli bi kız gibi (liseyide küçümser oldu,daha geçen sene ordaydın bokum!)"ayyy çocuk çok tatlı" demicem ama lanet olsun Zach sen ne kadar süper bişeysin ya.sesi çok etkileyici zaten bide konserlerde grubuyla çaldığı parçaların hepsini albümde sadece kendisi çalmış,yanılmıyorsam.çok süper bi oluşum bence.rabbım özenerek yaratmış.

neyse mutlaka dinleyin.

öpüyorum kocaman

o değil de...#3

  • hocam.com 'a denk geldim demin. güzel kızlar sıçar mı? diye başlık açmışlar.hemen ekranın sol üst köşesindeki kırmızı küçük çarpıya bastım.ama ben kendimden biliyorum(!) sevgili okur, güzel kızlar sıçmaz,işemez,osurmaz.tuvalette sadece makyaj yaparlar.en kötü ellerini yıkarlar.odur yani(:
  • ankara da yaşayan insanlara sorarım; sizin anneniz de benimki gibi mine adlı dünyanın en sıkıcı mağazasında gezip kıyafet denemekten zevk alıyor mu?var ya bi alp billuriye iki mine şu nefret ettiğim şehrin en kötü mekanlarıdır.hele anne ile girilmesi kesinlikle sağlık açısından zararlıdır.
  • bugün şıpıdık -sadece deniz kenarında giyilecek cinsteki- terlilerimi buldum.deniz kokuyorlardı.ayakkabılıkta en dış kısma koydum.
  • pazar günü öss açıklanıyormuş.o değil de öss kalktı artık öyle bi organizasyon bile kalmadı ama insanlar hala öss sınavı demekte ısrar ediyorlar.bi ona kılım bir de yunanlı lafına...(lan olum "yunan"dır doğrusu.bilmiyosan da öğren.ben bile biliyorum.)
  • profil picture olayı beni bozuyor cidden.ne biliyim bi feysbukta olsun bi msnde olsun,artık sıkılıp ya da gaza gelip değiştirdiğim fotografın yüz milyon kişi tarafından onaylanmasını beklerim,aksi halde sinirlenirim,eskisine dönerim.o nedenle çok az değişir benim profil picturelarım.öyledir.
  • beni tanıyan bilir,limonata benim için kutsal bi içecektir,hele de yazın.eminim ki çoğu kişi de benimle aynı fikirde.ancak siz siz olun diş etinizde altı tane dikiş varken içmeyin!benim gibi pis boğaz olmayın...(en azından yazının artık bi anafikri var)
  • en son olarak da tercih neyim yapacak arkadaşlara sesleniyorum;sakın ha ailenizin bulunduğu şehirde okumayın.hele kızlar,arkanıza bakmadan uzaklaşın ordan.
çişim geldi,gittim.
-yazının sonu başıyla çelikili oldu ama olsun artık.:)-

wod.

aşk bu mudur?budur!!!

bir derdim var diycem.o iğrenç mor ve ötesi şarkısı gibi olcak.o nedenle hiç girizgah kısmıyla uğraşamıycam.(girizgah düz yazıda olur muydu???)
sevgili okur leyla ile mecnun'un birbirlerine karşı hissettiği duyguların totalini ben platonik olarak hissetmekteyim.zira onun beni farketmiş olabilitesi hiç yok (ama hiç yok öyle bişey o).
hikayemizi(öyle bi hale getirdim ki bizim hikayemiz oldu.) şöyle bi anlatayım istedim.

onu ilk gördüğüm zamanı hatırlamıyorum.ama çok eskiden değil,belki 3 bilemedin 4 yıl olmuştur. aslına bakarsanız ilk başta dikkatimi çekmemişti.zira tarzlarımız pek uygn değildi.3-4 yıl diyorum ya ben işte o zamanlar pek bi havalardaydım,bi km öteden "çok rakırım ben !!!!!" diye bas bas bağırıyordum.sadece siyah giyinmeler, beş cm eninde siyah kalem çekmeler(hayır emo değildim!),yok efendim saçlarımı kırmızıya boyamaya özenmeler.tabi sonra geçti.şimdi bana yazın siyah giydirip öğlen sıcağında kızılaya göndermek için çok büyük miktarlarda para teklif etmelisiniz. çok zor iş yani.

neyse efendim,konudan çok saptık.hah ne diyodum.evet,tarzlarımız çok farklı olduğu için dikkatimi hiç çekmemişti.yıllar geçti falan arada bi kaç kere daha karşılaştım.yanından transit geçişler yaptım hep.yüz vermiycem ya.ne malım yarebbim sanki o da beni bekliyordu ya.neyse ben orda sebepsiz yere beğenilen kız triplerine girmişim falan,garip tabi.zaman geçti unuttum,işte araya başkaları girdi falan. hem o başkaları sayesinde hem de ilerleyen yaşım sayesinde çok değiştim.şimdi şimdi anlıyorum,eskiden berbatmışım.(bi kaç sene sonra bu yaşım için de aynı şeyi söyleyeceğim)ama şimdi file çorap berbat bişey.yani nasıl yapmışım ben öyle şeyler,halan anlamam.anne-baba size sesleniyorum ,lan bari siz engel olsaydınız ,kötü falan deseydiniz be!her yere yetişen engin tecrübeleriniz deseydi ya "a kızım ilerde şimdiki halinden tiksincen" diye.yok ama!

evet,işte ben değiştim falan derken onla tarzlarımız aynı oldu..kısmet işte.geçen gün tekrar karşılaştık müzik aletleri satılan bi mağaza da. bu sefer çok farklıydı.hiç çekinmeden baktım ona.sanki hiç aklımdan çıkmamasını istiyormuşum gibi ezberledim onu. çok sonradan farkettim son bi yıldır onu düşünüyormuşum.başkalarıyla ne yaşadıysam yalanmış adeta...

ve şimdi jimi amcanın tüm muhteşem şarkılarını playlistime attım.aklımda o var....!

ve maalesef bu işin oluru yok hacı.işte durum budur.platonik bi aşkın pençesindeyim.imkan yetersizliği yüzünden kavuşamıyorum ona!

ahanda aşağıda da resmi var!!!görün bakın siz de beğeneceksiniz.onsuz daha fazla dayanamayacağıma inanıyorum.bi yardım eli uzatın...hacı be oldurun şu işi!




platonik aşkım işte!kendisi gibson les paul supreme oluyor!!!!blues yapacam olum lazım bu bana!ancak fiyatı 4500 euro.


öperim çok!

wod!

daha bişe demiyorum.

feysbuk testlerinde son nokta !!!!
piç misin?xd diye test yapmışlar.
gördüm,çok acayip hissettim kendimi."bu gençler nereye gidiyor?"diye sordum sonrasında.
bide 15.777 tane aylık aktif kullanıcısı varmış.
hatta benim feysbukta arkadaş listemde olan bi insan-arkadaşım demiyorum!!- davet yollamış.nitekim o insan artık feysbukta bile arkadaşım değil!lanet!defol git lan!istemiyorum seni.ilkokuldayken de sevmezdim.ne bok yemeye eklediysen beni!

feysbuk oyunları olmasa kapatıcam hesabımı!

wod
-sana snickers alsam geri döner misin?-